| Amasya Çevre - Amasya Çevre Düzeni |
Hava Kirliliği
İlimizin topoğrafik yapısı özellikle kış aylarında hava kirliliğinin artmasında rol oynamaktadır. İlimizde meydana gelen hava kirliliğini oluşturan etmenleri, ısınmada kullanılan yakıtlar, motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyonlar ve sanayiden kaynaklanan emisyonlar olarak sıralayabiliriz. a) Isınmada kullanılan yakıtlar: Isınma amaçlı olarak düşük kalorili ve kükürt oranı yüksek kömürlerin kaçak kullanımı ve yanlış yakma tekniklerinin uygulanması hava kirliliğine neden olmaktadır. b) Motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyonlar: İlimizde çevre yolunun bulunmaması ve şehirlerarası otoyolun şehir merkezinden geçmesi, motorlu araçlarda kurşunsuz benzin kullanımının azlığı hava kirliliğinin artmasına yol açmaktadır. c) Sanayiden kaynaklanan emisyonlar: Sanayi tesislerin kuruluşunda yanlış yer secimi, çevre korunması açısından gerekli tedbirlerin alınmaması (baca filtresi, arıtma sistemi olmaması), yakma ünitelerinde vasıfsız ve yüksek kükürtlü yakıtların kullanılması hava kirliliğine neden olmakla birlikte İlimizdeki sanayi tesis sayısı fazla olmadığından hava kirliliği üzerine fazla etkisi yoktur. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğine göre, hava kirleticileri için uyulması gereken Uzun Vadeli Sınır Değerler (UVS) ve Kısa Vadeli Sınır Değerler (KVS);
| Hava Kirleticileri |
BirimUVS |
KVS |
| Kükürt Dioksit (SO2) |
µg/m3150 |
400 |
| Partikül Madde (PM) |
µg/m3150 |
300 |
Ayrıca, yine aynı yönetmelikte yer alan Kış Sezonu (Ekim-Mart) Ortalama Değerleri için ülke genelinde Hedeflenen Sınır Değerler ise;
Hedef Sınır Değerleri
Kış Sezonu (Ekim-Mart)
Ortalaması |
SO2 (µg/m3) |
PM (µg/m3) |
Önceki Yıla Göre Değişim (%) |
| 120 |
120 |
SO2 |
PM |
| İlimiz Kış Sezonu Ortalama Değerleri |
2001-2002 |
91 |
60 |
|
| 2002-2003 |
86 |
52 |
-3.3 |
-14.5 |
| 2003-2004 |
18 |
53 |
-10.6 |
3.5 |
İlimizde Hava kirliliği ile mücadele kapsamında yapılan çalışmalar;
13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile ilgili olarak; Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’ nün 26.05.2005 tarih 5534 sayı ve 2005/6 nolu Genelgesinde, İlimiz hava kirliliği bakımından 1. grup kirli iller kapsamında değerlendirilmiştir. İlimizde hava kirliliği ile mücadele çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı’nın ilgili Genelgeleri doğrultusunda, konu ile ilgili olarak 24.08.2005 tarih ve 2005/7 nolu Mahalli Çevre Kurulu kararları alınmıştır. İlimiz MÇK kararları ve ilgili Genelgelerde belirtilen kriterlerle uymayan kömürlerin kullanılması ve satışı yasaklanmış olup bu doğrultuda ilgili kuruluşlar ve Müdürlüğümüzce denetimler yapılmış ve periyodik olarak yapılmaya devam edilecektir. İlimizde hava kirliliği ölçümlerinin yapılması için Bakanlığımız tarafından yapılan çalışmalar neticesinde ilimize 1 adet hava kirliliği ölçüm cihazı yerleştirilecek olup şu anda hava kirliliği ölçümleri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından günlük olarak yapılmakta, her ay ölçüm sonuçları Müdürlüğümüze gönderilmektedir. İlimizde, 24.08.2005 tarih ve 2005/7 nolu MÇK Kararı gereği, belediye mücavir alanları içinde, kömür satış yerleri ile kaloriferli binaların ve yakma tesislerinin denetimlerinin ve yasal işlemlerinin Belediye Başkanlığı elemanlarınca, belediye mücavir alanları dışında, kömür satış yerleri ile kaloriferli binaların ve yakma tesislerinin denetimlerinin ve yasal işlemlerinin Müdürlüğümüz elemanlarınca yapılması kararlaştırılmıştır. Denetimlerde satışı yapılan katı yakıtların MÇK Kararına uygunluğunun belirlenmesi amacıyla yakıtların analiz raporları, işyeri ruhsatlarının bulunup bulunmadığı, satışı ve kullanılması kesinlikle yasak olan petrokok kömürünün bulunup bulunmadığı ve açıkta yani torbasız olarak kömür satışı yapılıp yapılmadığı gibi hususlar denetim ekipleri tarafından titizlikle incelenmektedir. Ayrıca, sorumluluk alanlarında Belediye Başkanlığı ve Müdürlüğümüz elemanları tarafından kamu kurum kuruluşları dahil olmak üzere tüm kaloriferli binaların denetlenmesi yapılmaktadır. Kaloriferli binaların denetimlerinde; kullanılan yakıtların analiz raporları, MÇK Kararına uygunluğu, Kalorifer Kazanı İşletme Talimatnamesinin bulunup bulunmadığı ve bu talimatnameye uygun olarak yakma işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, kalorifer yakma görevlisinin Ateşçi Belgesinin bulunup bulunmadığı, kazan ve baca temizliklerinin yapılıp yapılmadığı gibi konular incelenmekte olup, ateşçilere denetim ekibi tarafından uygun yakma teknikleri hususunda bilgi verilmektedir. 24.08.2005 tarih ve 2005/7 nolu MÇK Kararı gereği, 2004 ve 2005 yılında ilimiz sınırları içerisinde satışına izin verilen tüm kömürlerin satış izin belgeleri iptal edilmiş olup izin almak isteyenlerin tekrar müracaat etmeleri, karardaki şartları sağlamaları durumunda izinleri yenilenmektedir. Emisyon İzinleri ile ilgili olarak; ilimiz sınırları içerisinde bulunan sanayi tesisleri 07.10.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” kapsamında değerlendirilerek Yönetmelik kapsamına giren tesislere Emisyon izni almaları için yazı yazılmış olup tesislere Emisyon izni verme ve yenileme çalışmaları devam etmektedir. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan egzoz emisyonlarının ölçümleri ilimizde Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir.
Su Kirliliği
Yeryüzündeki içme ve kullanma suyunun miktarı sınırlıdır. Zamanla su kaynaklarının azalması, insan nüfusunun artması ve daha önemlisi, suların kirlenmesi yaşamı giderek zorlaştırmaktadır. Su kirliliğini oluşturan etkenlerin başında evsel kaynaklı sıvı atıklar ile endüstriyel kaynaklı atık sular gelmektedir. Bunun yanında zirai faaliyetlerden kaynaklanan atıklar, petrol atıkları, nükleer atıklar, sanayi ve evsel kaynaklı katı atıklar da önemli kirleticilerdir. Su kirliliğini; yer altı su kirliliği ve yerüstü su kirliliği (akarsu, göl ve deniz) olmak üzere iki başlık altında inceleyebiliriz. a) Yeraltı su kirliliği: Yağmur suyu yeryüzüne indiği andan itibaren kirlilik oranında ani bir artış olur. Hayvansal ve bitkisel artıklar, doğal ve suni gübreler, pestisitler ve mikroorganizmalar su ile yeraltına taşınarak yeraltı su kirliliğine sebep olmaktadır. b) Yerüstü Su Kirliliği: Akarsu, göl ve denizler yerüstü sularını oluştururlar. Yerüstü suları evsel ve endüstriyel atıklarla kirlenmektedir. Bu atıkların arıtılmadan su yataklarına verilmesi, katı atıkların düzensiz olarak alıcı ortama bırakılması, ayrıca bilinçsizce yapılan zirai ilaçlardan ve gübrelemeden dolayı yerüstü suları kirlenmektedir. İlimizde Su Kirliliğine; • Hayvancılık faaliyetleri sonucu oluşan hayvansal atıkların değerlendirilmeyerek akarsulara atılması, • Tarımsal gübreler ve zirai mücadelede kullanılan ilaçların topraktan sızarak su kaynaklarına karışması veya bunların ambalajlarının bilinçsizce akarsulara atılması, • Evsel ve endüstriyel sıvı atıkların, arıtılmadan veya yetersiz arıtılarak alıcı ortamlara deşarj edilmeleri, • Ayrıca baraj ve sulama göletleri vasıtasıyla akarsuların debilerinin düşmesi ve kirliliklerinin oransal olarak artması, neden olmaktadır. Akarsularımızın kirlilik durumu: • Tersakan Çayı: İlimizde bulunan akarsulardan kirlilik bakımından en yoğun olanı Tersakan Çayıdır. Ladik Gölünden çıkan ve Suluova’da Gümüşsuyu ile birleşen Tersakan Çayı, Amasya il merkezi çıkışında Yeşilırmak Nehrine dökülmektedir. • Gümüş Deresi: Gümüşhacıköy ilçesinin evsel atık suları Gümüş deresi vasıtasıyla Tersakan çayına, oradan da Yeşilırmak’a ulaşmaktadır. • Paşa Deresi: Merzifon ilçesinin evsel atıksularını taşımaktadır. • Yeşilırmak Nehri: Sivas sınırları içinde Köse ve Kızıldağ yamaçlarında doğmakta, Çekerek, Tersakan ve Kelkit Çayı olmak üzere 3 ana kol alıp, Samsun-Çarşamba açıklarında Karadeniz’ e ulaşmaktadır. Yeşilırmak geçtiği yerleşim yerlerinin evsel ve endüstriyel atık sularının kirlilik yükünü taşımaktadır. Amasya ve ilçelerinin hiçbirinin kanalizasyon sistemi arıtma tesisi ile sonlanmamaktadır. Bununla beraber ilçelerde azımsanmayacak bir hayvancılık faaliyeti yapıldığı ve bu atıkların çok büyük bir kısmı değerlendirilmeyerek doğrudan ırmağa veya onu besleyen kollarına verildiği için (özellikle Suluova ilçesinde) kirlilik artarak devam etmektedir. Görüldüğü gibi Yeşilırmak'ın ilimiz sınırları içerisinde kirliliğinin artmasında en büyük faktör, fabrikalar veya sanayi tesisleri değil, evsel ve hayvansal atıklardan kaynaklanan kirleticilerdir.
Toprak Kirliliği
İlimizde toprak kirliliğinin başlıca sebebi olarak; toprağın verimini artırmak için kullanılan suni gübrelerin ve tarımsal mücadele ilaçların bilinçsizce kullanılması sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, hammaddesi toprak olan sanayi tesislerinin (tuğla, kiremit endüstrisi) tarım arazilerinden verimli toprağı almasıyla çevre sorunu oluşturmaktadır. Yapılan denetimler de, bazı arazi sahiplerinin topraklarını tuğla ve kiremit fabrikalarına ruhsatsız bir şekilde sattıkları ve firmalar tarafından toprağın alınırken bazı bölgelerde çok daha fazla derinlikten alındığı, bunun sunucunda da arazi yapısının bozulduğu ve tarıma elverişli olma özelliğini kaybettiği görülmüştür. İlimizdeki toprak kirliliğine neden olan etmenlerden bir diğeri de; yerleşim alanlarından çıkan katı atıkların düzensiz bir şekilde arazi üzerinde depolanması ve bu depolama alanlarından kaynaklanan sızıntı sularının toprağın yapısını bozmasıdır.
Atık Kirliliği
Kullanma süresi dolan ve yaşadığımız ortamdan uzaklaştırılması gereken her türlü katı maddeler atık kirliliği oluşturmaktadır. Katı atık olarak, Evsel katı atıklar, Endüstriyel katı atıklar, Tarımsal bahçe atıkları, Tıbbi atıklar ve Tehlikeli atıklar olarak sıralayabiliriz. DİE, 2000 genel nüfus sayımına göre nüfusu 365.231 olan ilimiz genelinde yaklaşık 370 ton/gün katı atık toplanmaktadır. İlimiz merkez ve ilçelerinde halihazırda kullanılmakta olan çöp alanları vahşi (düzensiz) depolama şeklinde veya dağınık depolama dediğimiz değişik yerlere gelişi güzel dökülmek sureti ile yapılmaktadır. Atıkların bu şekilde depolanmaları sonucunda; yeraltı ve yüzey suyu kirlenmesi, toprak kirliliği, taşıyıcı haşere üreme riski, tarım alanlarına etkisi, yangın ve patlamalara etkisi, hava kirliliği ve gürültü üzerine etkisi, gazlar ve rahatsız edici kokular, görsel kirlilik, ekonomik kayıplar, oluşan şevlerin kayma riski vb. etkileri görülmektedir. İlimizde Atıklar Konusunda Yapılan Çalışmalar Müdürlüğümüz koordinasyonunda 30.01.2004 tarih ve 306/21 sayılı Valilik Makamı Oluru ile oluşturulan Komisyon ve Belediye Başkanlıkları temsilcileri ile İlimiz Merkez ve İlçelerinde; Katı Atıkların Kontrolü çerçevesinde alternatif katı atık depolama alanlarının Genelgede de belirtilen kriterlerde dikkate alınarak arazi incelemesi yapılmış, Bağlarüstü Köyü mevkiinde bulunan (Merkez I.Alternatif Alan) olarak belirttiğimiz alan belirlenmiştir. Amasya Belediye Başkanlığı'nın, katı atık sorununa sürdürülebilir ve bütünleşik bir çözüm getirmek için (Merzifon, Suluova, G.Hacıköy, Aydınca, Doğantepe, Yeşilyenice, Ziyaret, Eraslan, Akınoğlu, Ballıdere, Belevi, Borabay Belediye Başkanlıkları) ile ortaklaşa Katı Atık Yönetim Birliği kurma çalışmaları devam etmektedir. Valilik Makamı Oluru ile oluşturulan Komisyon tarafından uygun görülen Bağlarüstü Köyü mevkiinde bulunan (Merkez I.Alternatif Alan olarak belirlenen) alan üzerinde , Amasya Belediye Başkanlığı “Amasya Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi” ile çalışmalarını devam ettirmektedir. İlimizde özellikle Suluova İlçesi’nde; Suluova merkezde 1.118 adet işletme (besi ahırı) ve bu işletmelerde 20.000 adet (merkez ilçede) – 3.500 adet (köylerde) = Toplam 23.500 adet büyükbaş besi hayvanı bulunmaktadır. Bu işletmelerden 587.500 kg/gün hayvansal atık oluşmaktadır. Hayvancılık faaliyetleri neticesinde oluşan hayvansal atıklar gübre olarak değerlendirilmeyerek ahırların yanından geçen kanallar vasıtasıyla Tersakan Çayı’na ulaşarak yapısında bulundurduğu organik maddeler nedeniyle (amonyak, nitrat, fosfat vb.) yoğun bir kirlilik oluşturmaktadır. Besi ahırlarının çevreye vermiş oldukları olumsuz etkileri kontrol altına almak, modern besi işletmelerinde tekniğe uygun olarak besi faaliyetlerini bir bölgeye toplamak, insanların yaşadığı şehir merkezinden uzaklaştırmak amacıyla Suluova Çardaklı Çayırı mevkiinde, Suluova Organize Besi Bölgesi Projesi başlatılmış olup, çalışmalar devam etmektedir. İlimizde sağlık kuruluşlarından kaynaklanan tıbbi atıklar ise belediye çöp toplama araçları tarafından alınarak belediye çöp depolama sahasının bir bölümünde kireçlenmek suretiyle bertarafı sağlanmaktadır. İlimizdeki tüm bu olumsuzlukların giderilmesi için, değerlendirilebilir katı atıkların (metal, cam, kağıt, plastik vb.) kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüşümünün sağlanması, hayvansal atıkların değerlendirilebileceği bir kompost tesisinin kurulması, mevcut çöp sahalarının rehabilitasyonu ve geri kazanılmayan diğer atıkların da bertaraf edilebileceği düzenli depolama ve yakma tesisine ihtiyaç bulunmaktadır.
Gürültü Kirliliği
Sanayileşme ve modern teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de gürültü (ses) kirliliğidir. Gürültü kirliliği, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen sesler ya da insanı rahatsız eden düzensiz ve yüksek seslerdir. Gürültü kirliliğini, trafik gürültüsü, eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültü ve sanayiden kaynaklanan gürültü oluşturmaktadır. Trafikten Kaynaklanan Gürültü: İlimizde çevre yolunun bulunmaması ve şehirlerarası otoyolun şehir merkezinden geçmesi, nüfusa oranla araç sayısının yüksek oranda oluşu gürültü oluşumuna neden olan etkenlerdir. Eğlence Yerlerinden Kaynaklanan Gürültü: İlimizde eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültü yüksek oranda değildir. Sanayi ve İnşaat Çalışmalarından Kaynaklanan Gürültü: Sanayiden kaynaklanan gürültü endüstri makinaları ve işyeri gürültüleri sanayinin türüne ve kullanılan makine adedine bağlı olarak değişmektedir. İnşaatlarda gürültü kirliliğine sebep olacak unsurların başında, İnşaat bünyesinde hizmet veren inşaat yardımcı araçlarının çıkardığı sesler ile inşaatta çalışan elemanların iş seyirleri içerisinde işçilerden kaynaklanmaktadır. Ancak gürültüler süreklilik göstermemektedir. 01.07.2005 tarih ve 25862 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği gereğince; belediye ve mücavir alan sınırları dışında İl Özel İdaresi ve Müdürlüğümüz, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde de belediyeler yetkilidir.
Ayrıca, Müdürlüğümüzde gürültü ölçüm cihazı bulunmadığından dolayı gürültü ölçümü işlemleri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. |